" Yeni yıla nasıl başlarsan öyle gidermiş derler ya, işte; yılbaşımızı da zehir etti. Ben şimdi düşünüyorum ergenliğinden beri böyle bu iş. 41 yaşına bastı Kasım'da. Yaklaşık 13- 14 yaşından beri, yani kızım doğduğundan beri diyeyim, bana hayatı zehir ediyor oğlum. Ve açık açık söylüyor da bunu " siz bana hayatı zehir ettiniz! ben de... Okumaya Devam et →
KÜÇÜK BİR ARA
Yeditepe'den Portreler, 29/12/2019 - 06/01/2020 tarihleri arasında yayınlanmayacak. 2020'de İstanbul'dan yeni hikayelerde görüşmek dileğiyle şimdiden herkese güzelliklerle dolu bir yıl diliyorum.
YOLCULUK
"Ben hayatın bir yolculuk olduğuna inanıyorum. Bindiğimiz ve ineceğimiz durak belli ama ara istasyonlar tercihe bağlı. Ben, şu anda ara istasyonlardan birindeyim ve bir tercih yapmam lazım. Bunu hissediyorum ancak henüz karar vermedim. Şu aşamada önümdeki seçenekler belli aslında. Üç yıllık evliyim ve iki yaşında bir kızım var. Ben öğretmenim. 8 ay önce eşim işten... Okumaya Devam et →
TENCERE BEKÇİSİ
" Benim valla şimdi işte en büyük sorunum evde fazlalık olmak. Emekli olduğumdan beri böyle bu iş. Ya evde işe koşulmayı göze alacaksın, ya da işte böyle "yallah sokağa". Öyle oldu şimdi. Oraya basma, banyoyu yeni temizledim su sıçratma, çoraplarını topla, falan feşmekan. Ya da markete git, onu al, bunu getir, çamaşır makinesi ses yapıyor... Okumaya Devam et →
EL MİKSERİ
" İstanbul'u her şeyine rağmen seviyorum. Başka bir yerde yaşamak istemezdim. Benim aradığım her şey burada var. Sosyal hayat, eğlence, çeşitli aktivite imkanları ne bileyim yani sosyal çevrem, işim falan hep burada. 32 yaşındayım. Hep burada yaşadım o yüzden başka bir şehirle karşılaştıramıyorum. Güney'de, Ege'de falan yaşamak ne bileyim işte, İzmir falan kasar beni yani.... Okumaya Devam et →
SAFRALAR
"27 yaşındayım, sanat tarihi mezunuyum ve işsizim. İşsiz olmamdan daha kötüsü de yakın bir gelecekte iş sahibi olabileceğime dair bir inancımın olmaması. O yüzden aile kurmak, işte baba olmak falan bunlarla hiç ilgilenmiyorum. Ama bunu bir beceriksizlik olarak da görmüyorum. Bu içinde yaşadığımız çağın bir sonucu. Etrafımdaki arkadaşlarımın çoğu ya işsiz, ya çok kötü şartlarda... Okumaya Devam et →
HİLÂL-İ AHMER CEMİYETİ
“ İnsan bir yaştan sonra kendine ait bir gelecek düşünmeyi bırakıyor. Evlatlarınız belirliyor ileriyi. Benim için de oğlum mevzubahis hep. Ne yaptı? Ne yapacak? Öyle şeyler. 78 yaşındayım zaten ne olabilir ki başka. Ama üzüyor beni. 40 yaşına gelecek yakında, amiyane tabirle daha bir baltaya sap olamadı. Hep bir hayal peşinde. Aklı beş karış havada.... Okumaya Devam et →
“DABLIYUV GIRACE”
“ Benim babam, rahmetli hafızdı. Okumaya çok düşkündü. Camlı bir büfemiz vardı içi hep ciltli ciltli kitaplar. Annecağzım bile elleyemezdi orayı. Ondan sebep okumak, bende hep evvel ezelden beri imrenilecek bir şey, bir merak oldu. Heves duydum hep buna. Genç kızlığımda falan da hep okurdum. Kerime Nadirler, Cahit Uçuklar, sonra Tolstoy gibi mesela efendime söyleyeyim... Okumaya Devam et →
BUĞULU CAMLAR
“ Ne İstanbul’dan ne de yaşadığım hayattan memnunum. Tek hissettiğim şey umutsuzluk, yorgunluk. Geleceğe dair hayal kurabilmek bile zaman isteyen bir şey, bu yüzden bir hayalim yok. 22 yaşındayım. Bir cafe zincirinde haftanın altı günü, yaklaşık 11 saat, asgari ücretle çalışıyorum. Haftada bir gün izinliyim onda da 20 yaşındaki serebral palsili kardeşimin banyosudur, bakımıdır, evin... Okumaya Devam et →
BABİL KULESİ
“ Ben, aklî muvazenesini yitirmemiş bir insanın kendi iradesiyle İstanbul’da oturabileceğine inanmam. Bir mecburiyet hasıl olmuştur mutlaka. Bana kalsa çoktan Ekincik’e gitmiştim. Tripleks yazlığım var orada. Isınma sorununu çözdün mü paşalar gibi yaşarsın. Ama oğlanın okuluydu, sporuydu derken buraya çakıldık kaldık. Daha 10. Sınıfta. Kızım kendini kurtaralı çok oldu ama oğlanı daha adam edemedik. 17... Okumaya Devam et →