“Azerbaycan’dan üç ay oldu geleli. Azeriyim. Burada giyimde çalışıyorum. Tezgartarlık yapıyorum. Beş sene önce de gelmiştim Türkiye’ye çalışmaya. Ama o zaman çok kaldım. O zaman annem hastaydı, ev yapıyorduk onun içindi. Şimdi oğlumu İngilizce sınavlarına hazırlamak için. İngiltere’ye yollamak istiyorum onun için, dil sınavı için buradayım. Oğlum hiç sevmiyor ama burayı. Karışık geliyor ona. Bizim... Okumaya Devam et →
“NEREYE GİDECEKSİN?”
“İstanbul’da yaşamanın artık köyde yaşamaktan farkı kalmadı bence. Ama başka gidecek yerimiz yok. İstanbul böyleyse diğer yerler nasıldır diye düşünüyorum, sonra da kendi sorduğum sorunun cevabına ürperiyorum. Prim yapan artık cahillik, görgüsüzlük, arsızlık. Bir haftadır yaşadıklarım mesela. Hepsi aynı hafta içinde oldu. Oturduğumuz apartman sıkışık bir sokakta. Dört gündür arabamı hep park ettiğim yerde bir... Okumaya Devam et →
” NE KADAR UZAK O KADAR İYİ”
“ Ben sevmiyorum İstanbul’u. İlk fırsatta da uzaklaşmayı düşünüyorum zaten. Haritayı açıp bakacağım artık en uzak yer neresiyse oraya gideceğim. İstanbul falan da değil Türkiye’den komple ne kadar uzak o kadar iyi. Kafama koydum yani artık bunu. Görene sebep çok. Toplumsal olsun, ekonomik olsun, ailevi olsun, hep baskı sonuçta. Burada kim yaşıyorsa herkes bundan nasibini... Okumaya Devam et →
GÜN YÜZÜ
“ Uzun yıllar Laleli’de oturdum ama sonra bu tarafa taşındım. Eskiden nezih muhitti sonra sonra bozuldu hep oralar. Her cins insan var artık. Bana kalsa gene de taşınmazdım belki ama çocuklar öyle istedi. Bütün ahbaplarım, çevrem oradaydı. Şimdi de gerçi kızlarıma yakınım ama ikisi de çalışıyor tabii. Ama elleri hep üzerimde o ayrı. Şimdi ikisi... Okumaya Devam et →
“ATSAN ATILMIYOR”
“İnsanı en çok evladı üzüyor sonuçta. Sabah beridir kukumav kuşları gibi bunu düşünüyorum. Ev dar geldi, attım kendimi dışarı. Oysa şu yaşımda, yaşım 71, ev bana niye dar gelsin di mi? Ama oğlan geldiğinden beri böyle. Homur, homur evin içinde. Topuğunda çıban çıkmış zebani gibi, neye, kime saldıracağını bilmeden dolaşıyor. Sabah erken kalktım yoğurt mayaladım.... Okumaya Devam et →
HİKAYE
“İnsan ne için yaşar?” diye sorarım hep. 68 yaşında bir adamım yeni buldum cevabını. İnsan bir hikayesi olsun diye yaşar. Ama öyle sıradan bir hikaye değil. Anlatılmaya değer bir hikaye olacak illa. Şimdi bak bundan iki yıl önce sorsan işte karısı dört yıl önce ölmüş, çocuklarını yetiştirmiş, bağkurlu bir adam olarak “ çok şükür elhamdüllillah... Okumaya Devam et →
KISKANÇLIK
“10. sınıftayım. Gelecekte ne olmak istediğimi pek düşünmedim. Düşündüysem de bir sonuca varamadım. Sayısal derslerim sözellere göre çok daha iyi ama ilgi alanımı henüz bulamadım. Hayatımın merkezinde tenis var. Küçüklüğümden beri tenis oynuyorum. En çok ondan zevk alıyorum. Teniste ve okulda ufacık bir başarısızlık bile beni hemen üzüyor, sinirlendiriyor. Özellikle teniste. Tek çocuğum. Ailemle ilişkim... Okumaya Devam et →
KIRIK
"İstanbul Kız Lisesi’nde tarih öğretmeniydim. Yaşımı söylemem ama. Bir yaştan sonra farketmez çünkü. Ha üç aşağı, ha beş yukarı. İşte bak yürüyemiyorum şimdi.. Anca böyle bastona dayanarak. O da şuncacık yolu kaç zamanda alıyorum, anca öyle. Para çekmeye çıktım evden. İki adım yol ama üç kere oturup dinlenmek zorunda kaldım. Geçen sene bu zamanlar kalça... Okumaya Devam et →
TÜKENMİŞLİK
“Şu an içinde bulunduğum durumu en iyi anlatan kelime tükenmişlik. Raporum pazartesi bitiyor. İşe başlıyacağım için şimdiden soğuk terler döküyorum. Daha ne kadar katlanabilirim buna bilmiyorum. Aslında işle ilgili şu yüzden diyebileceğim net bir şey yok. Daha genel şeyler, bu yüzden de kolay bir çözümü yok. Ama orada olmayı sevmiyorum. Tuhaf bir şekilde bana kendimi... Okumaya Devam et →
MUTEDİL
“76 yaşındayım. Yaşadık, gördük, görevlerimizin çoğunu yaptık. Benim hayattaki şiarım hep ölçülü olmak, bir nevi mutedil olmak oldu. Günlük vazifelerin olsun, kamudaki vazifelerin olsun, aile reisi olarak olsun hep ölçülü olacaksın.. Mefi, müsbet bu böyledir. Devlet bursuyla yurtdışında okudum, önemli görevler aldım, konuşmalar şunlar, bunlar. Yaşım da belli, geçtiğim yol da. Ama bunu evlatlarına anlatamıyorsun.... Okumaya Devam et →