DİZ PROTEZLERİ

“ Yeniden dünyaya gelecek olsam erkek olarak gelmek isterdim. Bu toplumda yaşayacaksam bunu isterdim. Üç kızım var. Allah herkesin evladını bağışlasın ama keşke onlar da erkek olsaymış diyorum. Niye? Çünkü; şöyle bir bakın genç, yaşlı bütün kadınların sırtı, beli bükük, kamburu çıkık.  Yük taşımaktan işte. Gençlerinki belki şimdi belli değil ama onlarınki de ileride çıkacak.... Okumaya Devam et →

ŞEFKATLİ BİR YER

“İstanbul’dan gitmek küçük bir hedef bana kalırsa. Ben aşağı yukarı 40 senedir bu ülkeden gitmek istiyorum. Ama pilim bitik. Bir gram enerjim yok, ne gitmek için, ne de başka bir yerde, yeni bir hayat kurmak için. 12 Eylül darbesinden beri de bu ülke için düşündüğüm budur yani. Benim jenerasyonumu, işte, kimdir onlar? Şimdilerde ellilerinin sonlarında,... Okumaya Devam et →

AÇMAZ

“Son altı aydır her bakımdan büyük bir açmazın içindeyim. Debelenip duruyorum diyeyim. 42 yaşındayım, 4 yaşında bir kızım var. Kocam, yani kızımın babası bana başka biriyle olmak istediğini söylüyor. Durum bu. Altı aydır, aşık olduğu kadına gitmek için “sal beni” diye başımın etini yiyor yani. Ben bunun romantik kısmıyla ilgilenmiyorum. "Vay! nasıl seversin?" falan değil... Okumaya Devam et →

KÜRKÇÜ DÜKKANI

“ İstanbul’u sevip sevmemek ayrı, İstanbul’dan gitmek istemek ayrı bana göre. Ben şöyle bakıyorum; İstanbul’dan gitmenin alternatifi ne olacak? Türkiye içinde başka bir şehirse bu benim opsiyonlarım arasında değil. Ama bir  New York, bir Londra benim için her zaman cazibesini korumuştur.  Ama bunlar bile en fazla 10 sene bana göre. Dönüp gene kürkçü dükkanına gelirsin.... Okumaya Devam et →

SINAV

“Şu anda zor bir dönemden geçiyorum. Daha doğrusu ailecek geçiyoruz. Bir tür sınav diyebiliriz. Evet sınav tabii.  Oğlumun psikolojik sorunları var. Bunu aşmaya çalışıyoruz. Okulların açılmasından kısa bir süre sonra okula gitmemeye başladı. 15 yaşında. Önce ergenlik, inat, delikanlılık restleşmesi, işte geçici bir durum falan sandık ama değilmiş. Gittikçe daha şiddetlenmeye başladı. Sürekli korktuğunu söylüyor.... Okumaya Devam et →

GEZEGEN DEĞİŞTİRMEK

“İstanbul’u seviyorum ama burada yaşamaktan memnun değilim. Çünkü çok kalabalık ve çok fazla gereksiz insan olduğunu düşünüyorum İstanbul’da. Bu kalabalık benim enerjimi çekip alıyor, yaşama sevincimi öldürüyor. Mesela ben Rizeliyim. Rize’ye gittiğimde hiç İstanbul’u aramıyorum. Orada yapabileceğim iş olmadığı için burada olmak zorundayım. Beni İstanbul’a bağlayan şeyler; ailemin burada olması ve iş imkanları. O kadar. Başka beni bağlayan bir şey yok. Burada Starbucks’da baristalık... Okumaya Devam et →

“HAYRET BİR ŞEY YANİ”

"74 yaşındayım. 45 sene bilfiil çalıştım. 1971 senesinden beri İstanbul'dayım. Ankara'da doğdum, büyüdüm, okudum. Evliyim, bir oğlum, bir de oğlumdan torunum var. Oğlum ilk evliliğimden. İki kez evlendim. Hayattan beklediklerimi aldım. Onun kendi kendime muhasebesini yapıyorum. Çalıştım. Paralar kazandım. Oğlumu okuttum, Amerika’lara yolladım. İkinci eşimin kızını gene yurtdışında okuttum. Bayağı harcamalar yaptım. O da feda... Okumaya Devam et →

“SHAME ON ME”

“Şu an benim için nerede olduğum hiç farketmiyor. İstanbulmuş, şuymuş, buymuş, hiç umurumda değil yani. Cehennemin dibi bile olabilir. Hatta super olur. Kendimden hiç beklenmeyecek bir şey yaptım. Demek ki beklemek lazımmış. Bunu söylerken bile ellerim titriyor. Niye yaptığımı, niçin olduğunu bilmiyorum. Hiçbir problemim yok aslına bakarsan. . Shame on me! Shame on me.. Kocamı... Okumaya Devam et →

AYNI DİL

“Şimdi moda oldu İstanbul’dan kaçıp küçük bir Ege kasabasına gitmek, Akdeniz’in bir köyüne yerleşmek falan. Biz bunu bundan 10 sene önce yaptık eşimle. Bir iki kez panik atak gibi bir şey geçirmiştim. O bende bir korku yarattı. Sokağa çıkamaz, kalabalığa giremez olmuştum. Eşim de üzerine dükkanı kapatınca hadi ver elini Ege.. Aslında ben daha çok... Okumaya Devam et →

KEMİK

“ İyiliğin hükmü kalmadı artık. Eskiden iyiliğin bir hükmü vardı. İnsan ilişkileri, iyilik, nezaket, minnet, vefa, kibarlık hep bunlar üzerinden yürürdü. İstanbul’da yaşamak, İstanbullu olmak demek hep bunlardı işte. Mesela, “özür dilerim”, “günaydın”, “nasılsınız?”, “teşekkür ederim”. Bunlar işte!, medeniyetin nüvesi bunlar. Şimdi hiçbiri yok! Kara kedi nerede? Ağaca çıktı, ağaç nerede? balta kesti, balta nerede?... Okumaya Devam et →

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑