“ Ben kendimi şifacı olarak tanımlıyorum. Şifacılar özellikle kadındır. Çünkü kadın doğurur, emzirir, hamur açar, yoğurt mayalar, yakı yakar, hasta bakar, dikiş diker. Yani kadın aslında dünyanın yaşanılır yer olması için uğraşır. O yüzden de şifacıdır. Ortaçağda bu kadınların büyük kısmı cadı diye yaftalanarak yakılmış. Benim yaptığım daha çok insanlara kendi güçlerinin farkına varmalarını sağlamak,... Okumaya Devam et →
YUMURTA
"Doğma büyüme İstanbulluyum ama üniversiteyi Ankara’da okudum. Ümit de oradan ev arkadaşım. 4 erkek o zaman aynı evde kalıyorduk. Yeme içme işleriyle Ümit ilgiliydi daha çok. Midesine en düşkün oydu çünkü. Bana da kızardı epey ; “hocam herkes az çok bi işin ucundan tutuyor bi tek sen Oblomov gibi hiçbir şeyi umursamıyorsun” diye. Aslında haklı... Okumaya Devam et →
YEŞİL IŞIK
"Ayrıldığımız 5 ay olmuştu. Normal zamanda olsa ben bunu çok takmazdım. Bi şekilde okul, arkadaş çevresi falan aşardım. Ama bu şekilde yani hiçbir sosyal ortam yok, okul yok, sürekli ölüm haberleri alınan ortamda olmadı. İçime kapandım ve içimde sadece o vardı. Başka hiçbir şey yoktu. Hayat bomboş yani. Aslında benden 22 yaş büyük. Yani ablam... Okumaya Devam et →
MAHALLE KURALLARI
“Gaziosmanpaşa, Sarıgöl’de oturuyorum. 650 tele ev kirası veriyorum. İki göz oda. Doğalgaz falan yok. Sobayla ısınıyoruz. O zaten daha ucuza geliyo. 50 teleye bi torba kömür alıyorum üç gün yakıyorum. Önceden mahallede hep bizden insanlar vardı, yani hep Romanlar. Şimdi ama epeydir Kürtler de var. Onların adetleri, dilleri başka bizim başka. Burası başka mahallelere benzemez,... Okumaya Devam et →
NEGATİF ENERJİ
“ Hep negatif, ama her şeyde. Dört dörtlük sofra kurarsın “bu yemeklerin tuzu az” der. Tuz getirirsin “Kaya tuzu olsaydı daha iyi olurdu”der. Mesela şuraya gidelim dersin “ şimdi olmaz çok trafik olur” der. Balkona çamaşır asarım “yağmur inecek galiba” der. Önceden altından daha kolay kalkıyordum ama şimdi ikimiz de evde dip dibeyiz. Hapşırsa corona... Okumaya Devam et →
HINZIRIN AHI
“ Epeydir bi alacağım vardı. Yabancım da değil kirvemin amca oğlu. Aralık başı gibi aradı “ kardeş buraya gelirsen bazı işler var beraber görelim, benim borcu da kapatalım” falan dedi. “Arabayla gelirsen daha güzel olur, lazım olacak” falan. Kalktık gittik iş başka çıktı. Uzun lafın kısası bunun da bi alacağı var adam da bu gibi... Okumaya Devam et →
İŞ ARAYIŞI
“ Okuldan geçen sene mezun oldum. İşte yaklaşık 7-8 aydır iş arıyorum. O arada da yazın evlendik. Ama tam coronaya denk geldik. Pazarlama okudum, İngilizcem iyi. Yazın istediğim maaş olarak 3500 diyordum şimdi 4000 diyorum. Elime geçecek net için diyorum yani. Dün akşam mesela bi şirket başvurum için keyz gönderdi. O kadar zor ki yani... Okumaya Devam et →
PARAYI DEĞİL HAVAYI
"Bugün bi bardak soğuk su içiyorum, içerken düşünüyorum acaba yarın içebilecek miyim, bi tabak yemek yiyorum düşünüyorum acaba yarın bi tabak yemeği bulabilecek miyim? Artık bizim yarını düşünmeden bi tek günümüz geçmiyor. Bütün esnaf böyle ama biz pastane cafe işletenler berbat olduk ya. Kimse, hiç kimse ağzını açıp da “şöyle yapın” demiyor. Her şeye zam... Okumaya Devam et →
KARDEŞ
"En küçük kardeşimle aramda 15 yaş var. Annem onu çok geç doğurdu. İlk doğduğu günden üniversiteye gidene kadar ona ben baktım. İsmini de Dilek diye ben koydum. Ablası değil annesi gibiydim hala daha da öyle. Çok sevdiğim bi arkadaşım vardı onun adını koydum. Türkiye’nin sayılı üniversitelerinden birinin en istediği bölümünü kazandı. Sonra işte bazı olaylar... Okumaya Devam et →
YÜZLEŞME
“ 62 yaşındayım. Bir oğlum var. Eşim 9 yıl önce vefat etti. Corona, halı altına süpürdüğüm ne varsa hepsiyle yüzleştirdi beni. Ben faal bi kadındım. Bu işte virüse kadar evde durmazdım. O yüzden düşünmeye de fırsat bulamıyormuşum demek. Ya da kaçıyormuşum belki de. Benim mesela eşim oğluma küs öldü. Bunu ben öyle bastırmış öyle kafamın... Okumaya Devam et →