AYNI DİL

“Şimdi moda oldu İstanbul’dan kaçıp küçük bir Ege kasabasına gitmek, Akdeniz’in bir köyüne yerleşmek falan. Biz bunu bundan 10 sene önce yaptık eşimle. Bir iki kez panik atak gibi bir şey geçirmiştim. O bende bir korku yarattı. Sokağa çıkamaz, kalabalığa giremez olmuştum. Eşim de üzerine dükkanı kapatınca hadi ver elini Ege.. Aslında ben daha çok... Okumaya Devam et →

KEMİK

“ İyiliğin hükmü kalmadı artık. Eskiden iyiliğin bir hükmü vardı. İnsan ilişkileri, iyilik, nezaket, minnet, vefa, kibarlık hep bunlar üzerinden yürürdü. İstanbul’da yaşamak, İstanbullu olmak demek hep bunlardı işte. Mesela, “özür dilerim”, “günaydın”, “nasılsınız?”, “teşekkür ederim”. Bunlar işte!, medeniyetin nüvesi bunlar. Şimdi hiçbiri yok! Kara kedi nerede? Ağaca çıktı, ağaç nerede? balta kesti, balta nerede?... Okumaya Devam et →

“BAHA VAR ORALARDA”

“Azerbaycan’dan üç ay oldu geleli. Azeriyim. Burada giyimde çalışıyorum. Tezgartarlık yapıyorum. Beş sene önce de gelmiştim Türkiye’ye çalışmaya. Ama o zaman çok kaldım. O zaman annem hastaydı, ev yapıyorduk onun içindi. Şimdi oğlumu İngilizce sınavlarına hazırlamak için. İngiltere’ye yollamak istiyorum onun için, dil sınavı için buradayım. Oğlum hiç sevmiyor ama burayı. Karışık geliyor ona. Bizim... Okumaya Devam et →

“NEREYE GİDECEKSİN?”

“İstanbul’da yaşamanın artık köyde yaşamaktan farkı kalmadı bence. Ama başka gidecek yerimiz yok. İstanbul böyleyse diğer yerler nasıldır diye düşünüyorum, sonra da kendi sorduğum sorunun cevabına ürperiyorum. Prim yapan artık cahillik, görgüsüzlük, arsızlık. Bir haftadır yaşadıklarım mesela. Hepsi aynı hafta içinde oldu. Oturduğumuz apartman sıkışık bir sokakta. Dört gündür arabamı hep park ettiğim yerde bir... Okumaya Devam et →

” NE KADAR UZAK O KADAR İYİ”

“ Ben sevmiyorum İstanbul’u. İlk fırsatta da uzaklaşmayı düşünüyorum zaten. Haritayı açıp bakacağım artık en uzak yer neresiyse oraya gideceğim. İstanbul falan da değil Türkiye’den komple ne kadar uzak o kadar iyi. Kafama koydum yani artık bunu. Görene sebep çok. Toplumsal olsun, ekonomik olsun, ailevi olsun, hep baskı sonuçta. Burada kim yaşıyorsa herkes bundan nasibini... Okumaya Devam et →

KOCA İSTANBUL

“Aslen Malatyalıyım. Yengem, o güz amcamın kızını bana alacaklarını söylediğinde arkama bile bakmadan İstanbul’a geldim. Sene 1989, günlerden Mayıs’ın 18’i. Küçük dayımın askerden hediye getirdiği walkmani sattım İstanbul’a bilet aldım. Yaşım daha 17. Askerliği bile yapmamışım düşün. Geliş o geliş kaldık burada. 30 sene olmuş işte. Şimdi desen bana Malatya’da yaşar mısın? Yaşayamam. O net... Okumaya Devam et →

“ATSAN ATILMIYOR”

“İnsanı en çok evladı üzüyor sonuçta. Sabah beridir kukumav kuşları gibi bunu düşünüyorum. Ev dar geldi, attım kendimi dışarı. Oysa şu yaşımda, yaşım 71, ev bana niye dar gelsin di mi? Ama oğlan geldiğinden beri böyle. Homur, homur evin içinde. Topuğunda çıban çıkmış zebani gibi, neye, kime saldıracağını bilmeden dolaşıyor. Sabah erken kalktım yoğurt mayaladım.... Okumaya Devam et →

HİKAYE

“İnsan ne için yaşar?” diye sorarım hep. 68 yaşında bir adamım yeni buldum cevabını. İnsan bir hikayesi olsun diye yaşar. Ama öyle sıradan bir hikaye değil. Anlatılmaya değer bir hikaye olacak illa. Şimdi bak bundan iki yıl önce sorsan işte karısı dört yıl önce ölmüş, çocuklarını yetiştirmiş, bağkurlu bir adam olarak “ çok şükür elhamdüllillah... Okumaya Devam et →

KISKANÇLIK

“10. sınıftayım. Gelecekte ne olmak istediğimi pek düşünmedim. Düşündüysem de bir sonuca varamadım. Sayısal derslerim sözellere göre çok daha iyi ama ilgi alanımı henüz bulamadım. Hayatımın merkezinde tenis var. Küçüklüğümden beri tenis oynuyorum. En çok ondan zevk alıyorum. Teniste ve okulda ufacık bir başarısızlık bile beni hemen üzüyor, sinirlendiriyor. Özellikle teniste. Tek çocuğum. Ailemle ilişkim... Okumaya Devam et →

KIRIK

"İstanbul Kız Lisesi’nde tarih öğretmeniydim. Yaşımı söylemem ama. Bir yaştan sonra farketmez çünkü. Ha üç aşağı, ha beş yukarı. İşte bak yürüyemiyorum şimdi.. Anca böyle bastona dayanarak. O da şuncacık yolu kaç zamanda alıyorum, anca öyle. Para çekmeye çıktım evden. İki adım yol ama üç kere oturup dinlenmek zorunda kaldım. Geçen sene bu zamanlar kalça... Okumaya Devam et →

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑