MERHAMET

“Benim hiçbi şekilde öyle işlerle ilgim olmaz. Yani o şekilde mevzular ters gelir. Ben merhametten maraz doğar derler ya işte o şekilde çarpıldım. Yani bunu derken ziyan olacak işte görüyorsun, anlatıyor falan, öyle girdim işin içine. Ne tanırım, ne ederim aslında. Binmiş bu yanıma Kadıköy – Pendik minibüsünde arkadaki dörtlüye, cam kenarına oturmuş, ben de tesadüfen yanına oturmuşum. Şakır şakır yağmur, çaydanlık gibi minibüsün içi. Dışarıyı filan görmüyon yani buhardan..!Gökte miyiz? Yerde mi? belli değil. Haziran ayı ama gökten inmiş rahmet işte. Bu başladı anlatmaya. Bak diyorum gene, tanımam etmem. Yani ben o günü televizyon kumandası bozulmuştu ondan almaya gitmişim Yazıcıoğlu’na. Bi adam varmış buna aşıkmış, karısına açılmış, karı da kabul etmiş bununla yaşamayı. Kuma gelmesini yani. Hatta karı bunu arıyomuş; “kız sen bunu divane ettin, ben bunu tutamıyom evde, gel de söndür bunun ateşini” diyerek. Adamın karısı diyo yani bunu, buna. Bana bunları anlatıyor minibüste. Sanki beni kırk yıldır tanıyo. Kafa sanki hafif gidik gibi. Baktım haplı mı, kafası mi iyi diye. Yok temiz ama saf, yarım akıllı yani. Önce “hı hı” falan kafa sallıyorum yalandan ama sonra mevzuya bi şekil girdim. Gariban bi kadın, 26 yaşındaymış ama 18-19 anca görüküyor. Benim oğlandan iki yaş büyük yani. Sıçan gibi ıslanmış, gömleği yapışmış, sırtındaki kemikleri sayılıyo, bi oğlu varmış, eski kocası hapisteymiş, garsonmuş ama işten çıkarılmış. İşte bu bahsettiği adam bunu yanına alacakmış, karısının üstüne. Bakü’de iş yapıyomuş adam, işi gücü yerindeymiş falan filan. Önce iyice bi anlamaya çalıştım. Burnuma pis kokular geldi hikayeden. Ayan beyan zaten. Satacaklar bunu yani. Tezgahı düzüyolar. Öyle daldım işte balıklama mevzuya. Sonra işte iliğim kemiğim kurudu. Maddi çok değil. İzolasyon yaptırdım bi oğlanın oda duvarını. Müştemilat gibi sefil bi yerde kalıyo, oğlanı yatırdığı oda küf olmuş, ha bi de ikinci el bi buzdolabı aldım. Gerisi ufak tefektir. Bu kadardır maddi kısmı. Ama öbür türlü yani dert kısmında golü yedim. Yani mesela bak balkonda su akıtırsın, yıkarsın di mi? Bütün pisliği suyla süpürürsün ama bi çer, çöp, bi şey gider oluğu tıkar. Anlatabildim mi? Yani hepsi suya katışır gider ama biri gitmez, orada öylece takılı kalır. İlla onu oluğun ağzından elinle alıcan. Bu iş de öyle oldu işte. Benim hayatıma bi şekil takıldı. Gamı kederi üstüme yapıştı. Ha şimdi bu o şekil bi şey mi yani aşk meşk mevzusundan diyebilirsin? Ama değil yani.” İstanbul/ 2020

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑