DÜĞÜNÜM

“İki ay önceye dönsem kesinlikle düğün yapmazdım. Ben çok hevesliydim ama boşmuş. Paranla rezil oluyorsun. Parayı biz harcadık başkaları şovunu yaptı . Biz kendi ailelerimizden bir lira almadan yaptık her şeyi. Bunu benim çevremde arkadaşlarım da biliyordu. Her şey için ben aylarca hem kafa yordum, hem de para harcadım. Sonra benim arkadaş dediğim, öyle sandığım iki kişi benim düğünümü kendilerine malzeme yaptılar. Evlenme teklifi gösterisi yapıldı benim gecemde. O mekanı ben tutmuşum, oranın organizasyonuna çiçeğinden mumuna yemeğine ben para harcamışım sen orada kendi evlenme teklifini yapıp da benim düğünümü ve beni harcayamazsın. Hazır ortam var, müzik var kalabalık var ben şurada hiç çaba harcamadan evlenme teklif edeyim. Almış bir yüzük ben daha yeni masama oturmuşum maytaplarla kızın masanın önünde çömelmeler. Sonra kız sanki hiç haberi yokmuş gibi şaşırma, şımarma, dans alkışlar bilmem ne. İkisi de arkadaşım güya ama değilmiş. Eşek başıyız biz sanki. Sonra diğerleri de o masanın etrafına üşüştü, orada bi danslar bi şeyler. Bunlar sanki kendileri gelinle damatmış gibi ortada dans ediyorlar. O gece benim gecem, olay benim etrafımda dönüyor, sen benden rol çalamazsın. Git kendi romantik evlilik teklifin için emek harca, para harca. Ben salak mıyım? Ben de o masaya servis yaptırmadım. Çağatay yani eşim ayıp olur dedi. “Hayır” dedim “ayıp falan olmaz, isabet olur, asıl onların yaptığı ayıp” Terbiyesizliğe katlanamıyorum. Herkese hak ettiği muameleyi çekeceksin” Yeditepe’den Portreler/ İstanbul/ 2024

Yorum bırakın

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑