
“Ben bir küp altınım olsun istiyordum Allah bana iki küp altın nasip etti. İkiz kızlarım oldu. Biz dört erkek kardeşiz. Babam her içip dertlendiğinde “bir küp altınım olsaydı” derdi. Ben de her şeyimiz var niye illa altın istiyor diye düşünürdüm çocukken. Kız evlada hasretmiş meğer. Bizim şimdi iki küp altınımız oldu. Sekiz sene bekledik. Her yolu denedik olmadı. Eşimin psikolojisi bozuldu. Çevre de çok üstüne geldi. Bazen de iyi niyetli bile olsa karımın ağırına gidiyordu. O kliniği, bu doktoru deneyin, şunu için, şunu yiyin dendiğinde bile üzülüyordu. “Niye bana sürekli hatırlatıyorlar, ben soruyor muyum onlara” diye içine kapanıyordu. İki sene önce hepsini bıraktık. Tamam dedik, Allah’tan gelen bu, yapacak bir şey yok. Karım evde el işi yapıp satmaya başladı internetten. Kına seti, banyo takımları falan. Bayağı kazandı. Oyalandı falan. Belki de diyorum şimdi yani psikolojik yanı da var bu işin. Çünkü o tedavileri bırakıp kabullendikten sonra, iş de yapıyor, cep harçlığını çıkarıyor falan bayağı toparladı kendini. Sonra işte sürpriz… İhtimal bile vermedik. Uzun süren tedavi şu bu hormonal durumlar var sandık. Bi de demesin mi bize doktor “beşiği iki hazırlayın, ikisi de pembe olsun” Dünyada cenneti gördük. Dokuz ay elini sıcaktan soğuya vurdurmadım. Kızlar şimdi yedi aylık. Benim var ya dünya umurumda değil şimdi. İki küp altınım var, hava ister essin ister gürlesin. Ben eve gidiyorum onları görüyorum ya daha bir şey istemiyorum Allah’tan.” Yeditepe’den Portreler/İstanbul/2024
Yorum bırakın