KÖPEKLER VE AŞK

“O zamanlar ikimiz de öğrenciyiz. Ben Beşiktaş’ta bir apartmanın kapıcı dairesini üç arkadaşımla paylaşıyorum. Geceleri diğer arkadaşlarımız da geliyor, bazen ders bazen gevezelik yapıyoruz. Klasik öğrenci evi işte. O da geliyor… Benim için en önemli kısmı bu. Aynı sınıftayız ama o Çemberlitaş Kız Öğrenci Yurdu’nda kalıyor. Deli gibi aşığım. Benden hoşlandığına ikna olamadığım için açılamıyorum bir türlü. Bizim dairenin arka tarafında küçük bahçemsi bir yeşillik var. Bazen orada da oturup hep beraber biralıyoruz falan. Bir gece bir inleme sesi duyduk. Bebek ağlamasına benzeyen hafiften bir inleme. O küçük alanın bir köşesinde top gibi kıvrılmış bir yavru köpek bulduk. Zift benzeri bir şeye bulanmış, gözlerini bile açamıyor. Aldık içeri biraz alkol, ılık su, falan derken bayağı temizledik. Sarı tüylü öldü ölecek bir yavru. Biz bu yavruyu yaşatmak için el birliği ile uğraştık. Kasaptan kemik alıyoruz, geceleri havlulara sarıyoruz, gözlerine çayla pansuman yapıyoruz.. Adını Yelpaze koyduk çünkü yelpaze gibi açılan tiftik tiftik bir kuyruğu vardı. O da geldikçe sevdi. Böyle köpeği severken içim gidiyor ama, yani o köpeğin yerinde olmak istiyorum. Köpek bizle iki aydan fazla takıldı. Evin köpeği gibi oldu. Bayağı iyileşip serpildiğinde yaz geldi, sınavlar vs bitti, ben ona bir türlü açılamadan her birimiz aile evine yaz için dağıldık. Yelpaze’yi de mecburen sokağa bıraktık. Uzunca bir süre onunla görüşmedik. Bölüm değiştirmiş, okula az uğruyor falan. Aklımda ama. Sırf o yüzden başka olayım olamıyor. Bir gün tesadüfen okulda rastlaştık. Bayağı bir umutlandım çünkü epeyce kantinde oturduk, konuşmaya doyamıyoruz birbirimizle. Okuldan çıktık, beraber gene yürüyoruz, hava kararmış. Aramızdaki gerginlik aksa rahatlayacağız ama bir türlü akmıyor, yurda doğru yürüyoruz. Onu bırakıp Mecidiyeköy’e halama geçeceğim. Hava iyice karardı. Kestirmeden küçük bir parkın içinden geçip yurdun sokağına çıkacağız. Birden etrafımız 5-6 tane sokak köpeği tarafından sarıldı. Parkta kimsecikler yok. Sanki birdenbire herkes kaybolmuş. Köpek çetesi bize bakıp hırlayarak çemberi daraltıyor. O sırada bana sarıldı. Ben de ona. Derken çemberin içinden kuyruğu yelpaze gibi olan sarı bir köpek bize doğru geldi, yanımızda durdu ve çeteye karşı havlamaya başladı. Bize referans oldu bir bakıma. “ Sorun yok arkadaşlar, ben tanıyorum iyi insanlar” dedi. Bir anda çetenin hepsi kuyruk sallayarak dağıldı. Bizi kurtaran geçen kış bakıp büyüttüğümüz Yelpaze’ydi. Vahşileşmiş ama bizi unutmamıştı. Biz o parktan el ele çıktık, nihayet sevgili olmuştuk.” Yeditepe’den Portreler/ 2İstaİstanbul/ 2024

Yorum bırakın

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑