
“Oğlum üç yaşındayken babasıyla ayrıldık. Şimdi bakınca saçma bulduğum bir şey yüzünden inat yaptım. Mesleğim, işim var barışmazsak bile tek başıma devam ederim dedim. Annemin yanına taşındım. O da inat etti. Ben böyle özürler dilemesini falan istedim, ısrar etmesini, zorlamasını… Yapmadı. Ben de geri adım atmadım, ayrıldık. Neticede oğlum babasız büyüdü. Yani aynı evde değildik, yoksa babalığını sonuna kadar yaptı, hakkını yiyemem. Hala daha yapıyor, her bakımdan maddi manevi elinden geldiğince destek bize. Ama bu hayat pahalılığı hepimizi etkiliyor. Şimdi oğlum lisede ama okula gitmiyor. Madde kullanıyor. İsimlerini bile bilmediğim birtakım haplardan… Bir süredir bonzaiye geçti. Darmadağın oldum tabii. Her anlamda. Bu öyle bir bela ki maddi manevi posanız çıkıyor. Uğraşıyoruz ama çözüm yok. Şimdi üç gün önce “anne bana uyku hapı al uyursam kullanmam, belki bırakırım” dedi. Aldım ben de. Şimdi bütün gün uyuyor. Kalkıyor bir şeyler atıştırıyor, tuvalete gidiyor sonra sarhoş gibi sendeleyerek gidip yatıyor. O da bırakmak, okuluna dönmek istiyor, istemez mi? Ama elinden gelmiyor. Önceki gün babasına mesaj attım “market alışverişi yapmam lazım evde hiçbir şey kalmadı” diye, hemen ibana beş bin lira attı. Biliyorum o da zorlanıyor, artık emekli bir adam, annesine bakıyor falan. Yani herkes elinden geleni yapıyor. Oğlum da kendine göre yapıyor. Bırakmaya çalışıyor, ben de içim parçalanarak dayanmaya çalışıyorum ama olmuyorsa olmuyor işte. Bazen babasız büyüdüğü için yeterli şefkatten, güvenden yoksun mu kaldı diyorum, bilmiyorum. Hayatta önümüze çıkanlarla baş etmeye çalışıyoruz, elimizden geleni yapıyoruz ama bazen elimizden gelen, elimizden gideceğe engel olamıyor maalesef ” Yeditepe’den Portreler/ İstanbul/ 2024
Yorum bırakın