
“Tamam ben hata yapmış olabilirim yani, yaptım da. Bazı yanlış durumlar, hareketler oldu eyvallah kabul de ederim ama çocuk var. Psikolojik olarak çocuk için destek olabilirdi. Ben o yüzden çocuğuma ilgisiz baba olarak görülüyorum. Sen oturuyorsun yalı gibi evde, sıfır apartmanda. Ben oturuyorum Çıksalın’da anamın evinde. Buna da şükür de ben bu çocuğu nasıl alayım her hafta sonu. Evin imkanları sınırlı bir defa. Anneme babadan kalan emekli maaşı, başka bir şey yok. Allahtan peder zamanında derme çatma da olsa bu evi almış. De ki çocuğu aldım her hafta sonu ne yapayım? “Cebimde para yok” diyorum bana “senin sorunun” diyor. “Baba motifi baba motifi” Tamam o kadar önemliyse benim varlığım beni bu durumda bırakmayacaksın . Bunu ben kabul etmiyorum. Ben bu çocuğun babasıysam babası gibi görecek beni. Sen bana o maddi imkanı sağlayacaksın. Yanlış mıyım? Çocuk bana gelince beni küçük görmeyecek. Niye bu televizyon böyle, büyük alsana, niye klima yok burada demeyecek. Ben, o bu durumda kalsa şerefsizim paraya boğardım. Onun aile imkanları bende olsa. Bak yalanım varsa ne olsun. Sigarasını dolarla yakardım vallaha da billaha da. Haaa fabrika babanla amcanın ortak ama ben niye kapının önüne koyuldum. Ben bir gecede işimden evimden çocuğumdan oldum. Alıştığım şartlar vardı şimdi yok. Hatasızlık Allah’a mahsus ya. İnsanlar ne hatalar yapıyor. Ben bugün başka bir şirkette çalışsaydım, bu mesele yüzünden işten çıkarılacak mıydım? Diyelim ki Koç’ta çalışıyordum, Koç bana “eşiniz sizi çapkınlıkta yakalamış sizi işten atıyoruz mu” diyecekti. Yooo çalışmaya devam edecektim. Yani ikisi farklı şeyler anlatabiliyor muyum? Ama bir hata yüzünden bunlar oldu. Şu Türkiye Cumhuriyeti’nde sor bakalım çapkınlık yapmayan erkek var mı? Bir de olur, iki de olur yani… bu mesele edilecek ailevi bir konu değil. Ben öyle görüyorum.” Yeditepe’den Portreler/ İstanbul/2024
Yorum bırakın