YILDIZ NEREDE

“Şişliden buraya geldim. Hiç sağlığımı da düşünmüyorum. Biri dedi işte Kağıthane’de bir marketin önünde görmüşler. Bizim kahveden biri kızına gitmiş de, benzetmiş sokakta. Haber vermiş kahveye. Foto atsın dedim, rica ettim. Benziyor da. Düştüm yola geldim bu sıcakta. Yüksek tansiyonum da var. Ama yok…. Ya mahalleyi arıyor da bulamıyorsa, ya bacağı falan incinmiş de yürüyemiyorsa, olur yani. Elim boş dönüyorum. Böyle kalçasında tam bir yıldız işareti vardı. Bildiğin yıldız. Normalde beyaz tüylü. O yıldız siyah siyah parlardı. O yüzden adı Yıldız. Yoksa zamparalık peşinde koca kafa erkek. Bu atılan fotoda da ona benzer bi işaret, bir şey var ama net değil. O değil ama. Tanımaz mıyım? Hakikaten öyle bir kedi var oto yıkamacının orada ama o değil, Yıldız değil.

Kahvenin köşesindeki duvar dibinde yatıp dururdu. Bu belki altı yedi senedir böyle. Haaa gider, zamparalık için gider ama en fazla beş altı gün yok olur. Üç hafta geçti ya. Hiç yapmayacağı şey. Elimde anahtar şıngır şıngır sallaya sallaya gezdim Kağıthane’yi bu sıcakta. O sese nerede olsa koşup gelir. Mektebin oraya kadar gittim. Oradaki çocuklar da “amca ne sallıyon anahtarı hayırdır” falan dediler. Dedim böyle böyle. Su içinde kaldı sırtım. İnsanın aklına kötü şey de geliyor ama… Eserekliydi fakat. Durakta bekler otobüse binerdi ama aynı otobüsle geri gelirdi. Seviyordu öyle arabayla, otobüsle gezmeyi. Araba tepesinde uyur mesela, sen arabaya bin, çalıştır motoru hiiççç tınmaz. Öyle ya tepesine, ya camına yapışmış kalır. Anca durup indireceksin. Bilmiyorum işte otobüse binip başka bir semte gitmiş de olabilir. 71- 72 ye bindiyse taaa Ataköyü’ne gitmiştir. O genelde 35 C ya da 37 T’ye binerdi. Hattı orası. Ama belki karıştırdı bilmiyorum. Kediler yolu bulur, şehrin öbür ucundan bile gelir diyorlar ama… Bilmiyorum.. aklıma kötü şey getirmek istemiyorum.” Yedi Tepeden Portreler/ İstanbul/ 2024

Yorum bırakın

WordPress.com ile Oluşturulan Web Sitesi.

Yukarı ↑