GEÇMİŞ VE UMUT

“İlk kez üniversitede aşık oldum. Ben sanıyorum ki o da beni seviyor, yuva kurucaz falan. O harita mühendisliği okuyordu. Bitirir bitirmez memleketlisi bi kızla evlendi, arkasına bile bakmadı. Uzaktan akrabası oluyormuş. Hayatımda böyle acı çekmedim. Okulu falan bırakıp kasabaya döndüm. İstanbul’da onsuz kalacak gücü bulamadım. Daha altı ay olmadan beni ilk isteyenle evlendim. Orada kalmak istemiyordum aslında. Dedikoducu, haset bi yerdi. Ama asıl film evlenince başladı. Daha üzerimde gelinlik Bursa’dan İstanbul’a evimize geliyoruz, yolda mola verdik annesi kocamın damatlığının içindeki havluyu çıkarıp yenisini koydu. O zaman başıma gelecekleri az çok sezdim. Eve daha girmeden “Enes çok yorgun biraz dinlensin” diyip beni evimize bıraktı, oğlunu kendi evlerine götürdü. Gözlerinin içine bakıyorum, elini sıkıyorum bi laf etsin diye ama koyun gibi anasının peşinden gitti. İlk gecemizde Soğanlık’ta güya yeni gelin evinde tek başıma uyudum. Sonra arkası geldi. 3 gece sonra eve geldiğinde yanına gidip öpmeye çalıştım “ bunları kimden öğrendin? Fa*iş* misin yoksa sen?” dedi bana. Yine de “ne çabuk ayrıldı?” olmasın diye sabır gösterip 8 ay uğraştım ama bi gıdım ilerleme olmadı. Çoğu gece annesinin evinde uyurdu. Telefonunu arardım kayınvalidem çıkardı; “Aaaa yeter ama zırt pırt zırt pırt, rahat ver oğlana! almasak az daha koca koca diye derdinden ölecekmişsin” dedi bi gece. Ondan sonra oradayken bi daha aramadım. Aslında ortak arkadaşlarımız benim mutlu, iyi bi evlilik yaptığımı sansın ve ona söylesin istiyordum. Gerçekte ise ondan tiksiniyordum. Bi gece bütün sinirimi, iğrenmemi bastırıp yatağa yanına yattım. Saçlarını okşayarak tatlı tatlı konuşmak istedim. Elimi sertçe itti “böyle o*sp* yavşaklıklarını hiç sevmem” dedi. O zaman cinim oynadı, onu tekmeleyerek yataktan ittim, kolu çarşafa dolanınca dengesini bulamadı başını etajerin köşesine çarptı, kaşı açıldı. Kanı görünce çıldırmış gibi vurmaya başladı, bi yandan da “sen beni öldürmek istedinnn, öldürmek istedinnnn” diye avaz avaz bağırıyordu. Hemen telefona sarılıp annesini aramaya kalktı. Anasıyla bir olup bunlar beni parça parça eder diye düşündüm. Elinden telefonu almak istedim boğazıma sarılıp var gücüyle sıkmaya başladı. Bi an deli kuvveti geldi üstüme tekmeyle uzaklaştırdım ve çantamı bile almadan evden çıktım. O gece önüme ilk gelen taksiye binip Göktürk’e kuzenimin evine gittim. Kimliğim, telefonum, param hiçbir şeyim yoktu üzerimde. Eğer evde yoklarsa karakola sığınırım diye düşündüm. Kuzenimle kocası akıllılık edip darp raporu almamı söylediler, “boşanırsan işine yarar” dediler. İyi ki de öyle yapmışım. Boğazım mosmordu, gırtlağım nefes boruma yapışmış, kollarım, yüzüm hep kan revan içindeydi. Kabus gibi evliliğim öylece bitti. O sene tekrar üniversite sınavlarına girip optisyenliği kazandım. Şimdi 9 aydır Cerrahpaşa’da bi klinikte çalışıyorum ve ilk defa umut doluyum. Demek ki benim bir erkeğe ihtiyaç duymadan hayatımı kurabilmek için bunları yaşamam gerekiyormuş. Önceleri geçmişimden pişmanlık duyuyordum ama şimdi o geçmiş olmadan bugünkü umut doğmazmış diye düşünüyorum.” İstanbul/ 2020

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑